Skip to content

‘psikoterapi’ Etiketli Gönderiler

Bağırsaktaki Beyin

Mide ve bağırsak, sinir hücresi sayısı bakımından çok zengin organlar. Hatta araştırmalar göstermiştir ki insan bağırsağındaki sinir hücresi sayısı, neredeyse bir kedi beyni kadardır. Bağırsak, doğrudan beyindeki duygu merkezi olan limbik sisteme bağlıdır. Çoğu zaman otomatik -beyinden bağımsız- olarak kendi kendine işleyen sindirim sistemimiz, Devamı

Değişmek

Prochaska değişimin aşamaları teorisini öne sürmüştür. Bu aşamalar: Farkındalık öncesi, farkındalık, hazırlık, değişim ve değişimin sürdürülmesi şeklinde ilerler. Psikoterapiye her başvuran kişi “kendini değiştirmek” amacıyla gelmez. Bazen kocasının neden böyle bir insan olduğunu anlamak için, bazen çocuğunu değiştirmek için, bazen kendisi aynı kalıp işini değiştirebilme gücünü kazanmak için gelir ve bunların hepsi makul başvuru sebepleri. Peki bu farklı başvuru sebeplerini gördüğümüzde farklı psikoterapi uygulamaları mı yapıyorum? Hayır. Yol dönüp dolaşıp başvuran kişinin hayata bakış açısına, düşünce kalıplarına, inançlarına ve benliğine geliyor.

Kısacası, insan hayatının başkahramanı da olabilir, kendi hayatının yan rollerinde de kalabilir. Hiçbirimiz kurban veya süperkahraman olarak doğmadık. Hayatımızı nasıl yaşayacağımızı yaptığımız seçimlerle kendimiz belirliyoruz. Sorumluluk bizim ellerimizde. Çok zor bir olay bile yaşasak, ona nasıl tepki vereceğimiz kendi kontolümüzde. İnsanları kontrol edemeyiz ama onlara nasıl tepki vereceğimiz tamamen kendi seçimimiz. Sorumluluğu burçlara, çakralara, enerjilere, eşlere ve eltilere vermekten vazgeçip sorumluluğu almaya karar verdiğinizde psikoterapiye başlamanın zamanı gelmiş demektir.

Duygu Düzenleme Nedir?

Depresif olmamak için insanın günlük hayatta bir çaba harcaması gerekiyor. Çaba harcamadan yan gelip yatılarak mutlu olunamıyor maalesef. Nasıl ki bebek doğdu, doğduğu anda ağladı, gel gör ki haftalar sonra beyni kontrollü bir gülümseyişe izin verecek kadar gelişti… Aynı şekilde yetişkin insan da her şey pişsin önüme konsun diye bekliyorsa avcunu yalar. Mutsuzluk hiçbir şey yapmadan, mutluluksa çaba harcanarak oluyor.

Araştırmalar göstermiş ki, eğer insan gündelik görevlerini ve rutin işlerini yaptığı bir günde keyif bakımından +1 puan verebileceği  bir aktivite yapmazsa ve bu günler üst üste birikmeye başlarsa haftanın sonu kalmaz, depresif olur. yemek yemek, yeterli uyumak ve hayatını sürdürebilmek adına çalışmak sıfır değer taşıyor yani nötr. Karşılaştığımız (ki muhtemelen her gün en az bir tane) zorluklar ise olumsuz yani her gün en az -1 genelde oluyor.

Bu +1 leri bulmak da bir meziyet. Birçok insan kendini nasıl mutlu edeceğini bilemiyor. Bu herhangi basit bir şey olabilir. Haftalık veya aylık bir dergi almak, güzel bir yerde bir bardak bir şey içmek/yemek, bir arkadaşla sohbet etmek, haftalık bir diziyi izlemek gibi. Bakın dikkat ettiyseniz spor yapmak filan demedim. Bence spor +5 civarı bir olumlu etki yapıyor. Kişinin sevmesinden öte, mutluluk hormonlarını salgılattığı için. Spor, şehir içi veya şehir dışı gezilerine gitmek, tiyatroya, sinemaya, konsere gitmekse insan için baya yüksek artıları olabilecek ama yapması daha zor şeyler.

Başlangıç için her gün en az +1 yapmaya çalışmak güzel olabilir.

 

Narcissus da Echo’ya aşık olsaydı…

Varoluşsal yalnızlığın gerçek çözümü olmamakla birlikte, terapistler sahte çözümlerin önüne geçmek durumundadır. Kişinin yalnızlıktan kurtulma çabaları diğer insanlarla ilişkilerini baltalayabilir. Pek çok dostluk Devamı

İyiler Kötüler… Babalar ve Oğullar

Minuchin’in aile terapisi üzerine yazdığı kitaplarından birinde yaptığı benzetmeden çok etkilenmiştim. Kitabın yılı 1981, yani Star Wars serisinin ilk filminin yayınlanmasından 4dört yıl sonra. Diyor ki “filmden sonra, çocuklarına filmin sonunu açıklamaya çalışan ebeveynleri dinleyin. Babası kötücül Darth Vader olan Genç Luke Skywalker nasıl hem bir kahraman olmuş hem de hala iyi biri kalabilmiştir?”. Minuchin hala yaşıyor ve eminim bu sorusu serinin üçüncü filmi ile açıklandı. Aslında Anakin Skywalker yani Darth Vader annesini ve aşık olduğu kadını ölümden kurtarmak için karanlık tarafa geçmişti. Anakin özünde iyiydi. Aile terapisinde, bir aileyi sadece bugünü baz alarak tanıyamayız, her bir üyenin aileye getirdiği bir geçmiş vardır ve geçmiş olmadan o kişinin “nasıl” o kişi olduğunu anlayamayız.

Okumak isteyenler için kitap önerisi: Family Therapy Techniques – Salvador Minuchin