Skip to content

‘sinematerapi’ Etiketli Gönderiler

Sinema Filmleriyle İyileşmek

İnsan, bazen bir film izler, bir kitap okur ve hayatı değişir… Defalarca izleseniz de bıkmayacağınız bir film mutlaka vardır. O filmi düşünün, en sevdiğiniz karakter hangisi? Onun en sevdiğiniz ve en nefret ettiğiniz özellikleri neler? Sinematerapi, tek başınıza film izleyip üzerine düşünerek ve sonrasında bir yere filmle ilgili düşüncelerinizi yazarak veya bir dostunuzla konuşarak olabilir. Psikoterapistinizin size önerdiği bir filmi izleyip sonrasında seansta birlikte filmin üzerine düşünüp konuşarak da, grup halinde arkadaşlarınızla filmi izleyip üzerine derinlemesine tartışarak da…  Yazının devamı için buraya tıklayınız. 

İyiler Kötüler… Babalar ve Oğullar

Minuchin’in aile terapisi üzerine yazdığı kitaplarından birinde yaptığı benzetmeden çok etkilenmiştim. Kitabın yılı 1981, yani Star Wars serisinin ilk filminin yayınlanmasından 4dört yıl sonra. Diyor ki “filmden sonra, çocuklarına filmin sonunu açıklamaya çalışan ebeveynleri dinleyin. Babası kötücül Darth Vader olan Genç Luke Skywalker nasıl hem bir kahraman olmuş hem de hala iyi biri kalabilmiştir?”. Minuchin hala yaşıyor ve eminim bu sorusu serinin üçüncü filmi ile açıklandı. Aslında Anakin Skywalker yani Darth Vader annesini ve aşık olduğu kadını ölümden kurtarmak için karanlık tarafa geçmişti. Anakin özünde iyiydi. Aile terapisinde, bir aileyi sadece bugünü baz alarak tanıyamayız, her bir üyenin aileye getirdiği bir geçmiş vardır ve geçmiş olmadan o kişinin “nasıl” o kişi olduğunu anlayamayız.

Okumak isteyenler için kitap önerisi: Family Therapy Techniques – Salvador Minuchin

Psikoloji Gözlüğünden Sanat

Şimdiye kadar, hiç “Bunu gerçekten ben mi yaptım, aklımdan ne geçiyordu acaba?” gibi serzenişlerim olmuştur. İnsanoğlu, doğası gereği, çoğunlukla hayatının kontrolünün tamamen kendisinde olduğuna inanır. Aynı şekilde Devamı

Kendi Kurgumuzda Yaşıyoruz

Kendi kurgumuzda yaşıyoruz. Görmek istediğimizi görüyor, görmek istemediğimizi inkâr ediyoruz. Bilinçaltımız öyle aktif çalıyor ki, o görmek istemediklerimiz, gözümüzün içine sokulsa “aa, bak kuş geçiyor” diye başımızı başka taraflara çeviriyoruz. Bunu hepimiz yapıyoruz ve bu bir hastalık değil, düpedüz insan. Devamı