Skip to content

Yaralı Şifacı

“Yaralı şifacı” kavramı, ilk olarak psikanalist Carl Jung tarafından kullanılmış. Mitolojideki kendisi de yaralı olan bir şifacı olan Chiron’dan esinlenmiştir. Psikoterapistin kendinin de geçmişinde yaralı olan bir insan olduğunu ve analizden geçerek yaralarını onardığını, ancak bu yolla bir şifacı / terapist olabileceğini söylemiştir. Bu psikanalitik ekole aşina olanların bildiği aktarım-karşıaktarım kavramının temelini oluşturur.

Psikoterapist kimliği, Türkiye’de yeni oluşan bir kavram. Yurtdışında belki son 50 yıldır çok daha netleşen ve kabul gören bazı kurallar Türkiye’de henüz yeni ve muğlakmış gibi zannedilebiliyor. Örneğin, psikoterapist (terapi ekolü ne olursa olsun) psikoloji bilgisi dışında “kişisel tavsiye” vermez. Psikoterapist, guru, kahin, yaşam koşu vb. bir “şey” değildir. Psikoterapist, psikoloji okumuş ve üzerine klinik psikoloji yüksek lisansını tamamlamış, kendisi de terapiden geçmiş ve süpervizyon almış kişidir. Bir diğer seçenekse psikiyatri okurken psikoterapi eğitimi almak, terapiden geçmek ve süpervizyon almaktır. Bu iki koşul da Türkiye’de büyük maddi yükümlülük getirmekte. Ne üniversiteler ne de akademisyenliği destekleyen TÜBİTAK gibi bilim kurumları bile, psikologların kendilerinin terapiden geçmesini ve süpervizyon almalarını maddi olarak desteklememekte ve iş, öğrenciye kalmakta.

Psikoterapistin kendinin terapi almış olmasından bahsedip duruyorum. Peki bu neden hayati? Çünkü terapide, psikoterapistin kendi yaralarının farkında ve kendi yaralarını onarmış ve onarmaya devam eden bir insan olduğunu varsayıyoruz. İşte bu farkındalık olmadan terapi yaptığını iddia eden kişilere, yaşam koçu veya guru denebilir. Onlarda “her şeyi bilen”, büyüklenmeci bir bakış açısı bulunur. Psikoterapist ise, yaralarını onarma yolunda, alternatif yolları keşfetmiş ve keşfetmeye devam eden bir tur rehberi gibidir. Her seansta, karşısına oturan kişi ile beraber değişen duygu hallerini analiz eder ve bu analizi terapi malzemesi olarak kullanır -terapiye gelen kişinin anlattıkları kadar değerli bir malzeme-.  Yani terapiye gelen kişi kadar, terapistin bu kişiyle olan etkileşimi de önemlidir. 

İşte terapist böyle yaralarının, duygularının ve psikoterapi teorilerinin farkında olarak karşısında oturan kişiyle etkileşime girdiğinde ancak bir “yaralı şifacı” olabilir. Psikoterapist kimliğimden çıkıp akademisyen kimliğimle size tavsiyem, psikoterapiye başvuracağınız kişilerin yetkinliklerini daha ilk görüşmeden bile önce (internet, sekreterlik vs. yollarıyla) öğrenin ki yaralarının farkında olmayan, şarlatan şifacıların kurbanı olmayın.

One Comment

Trackbacks & Pingbacks

  1. İncinebilirlik Üzerine | Dr. İpek Güzide Pur

Comments are closed.