Psikodinamik psikoterapi, kişinin yaşadığı psikolojik güçlükleri yalnızca bugünkü belirtiler üzerinden değil; yaşam öyküsü, erken dönem ilişkileri, bağlanma deneyimleri, tekrar eden ilişki örüntüleri ve bilinçdışı çatışmalarıyla birlikte ele alan derinlik odaklı bir psikoterapi yaklaşımıdır.

Kaygı, çökkünlük, ilişkilerde zorlanma, değersizlik duygusu, boşluk hissi ya da sürekli tekrar eden yaşam örüntüleri kimi zaman yalnızca “çözülmesi gereken bir sorun” değil; kişinin iç dünyasına açılan önemli izler olarak düşünülebilir.

Terapi sürecinde, kişinin yaşadığı güçlüklerin hangi koşullarda ortaya çıktığı, ne zaman tekrarlandığı ve nasıl bir içsel anlam taşıdığı birlikte düşünülür. Bu çalışma, kişinin kendi duygularını, korkularını, arzularını ve ilişkilenme biçimlerini daha yakından tanımasına yardımcı olur.

Psikodinamik psikoterapi, yalnızca semptomların hafiflemesini değil;
daha kalıcı bir farkındalık, benlik bütünlüğü, duygusal dayanıklılık ve içsel hareket alanı gelişmesini hedefler.

Bu nedenle terapi, çoğu zaman kısa vadeli rahatlamanın ötesinde, zaman içinde derinleşen ve kişinin kendisiyle kurduğu ilişkiyi dönüştürme potansiyeli taşıyan bir süreç olarak ele alınır.


Kimler için uygun olabilir?

  • yalnızca hızlı rahatlama değil, daha derin ve kalıcı bir içsel çalışma arayanlar
  • ilişkilerde tekrar eden güçlükler yaşayanlar
  • kaygı, huzursuzluk veya içsel sıkışmışlık hissedenler
  • kendilerini sık sık benzer duygusal örüntülerin içinde bulanlar
  • değersizlik, suçluluk, yetersizlik ya da boşluk duygularıyla zorlananlar
  • yaşamlarında anlam kaybı veya yönsüzlük hissedenler
  • geçmiş yaşantılarının bugünkü ilişkileri üzerindeki etkisini anlamak isteyenler

Çalışma alanları

Psikoterapi sürecinde çalışılan alanlar kişiden kişiye değişmekle birlikte, başvuru nedenleri arasında sıklıkla şunlar yer alabilir:

  • kaygı ve içsel huzursuzluk
  • ilişkisel tekrarlar ve bağlanma güçlükleri
  • ayrılık, kayıp ve yas süreçleri
  • özdeğer sorunları
  • suçluluk ve utanç duyguları
  • duygusal dalgalanmalar
  • yalnızlık, boşluk ve anlamsızlık hissi
  • yaşam geçiş dönemleri
  • çocukluk yaşantılarının yetişkinlik ilişkilerine etkileri
  • travmatik deneyimlerin psikolojik izleri
  • kendini tanıma ve içgörü geliştirme ihtiyacı

Psikoterapi, yalnızca bir kriz anında başvurulan bir destek değil; kişinin kendisini daha derinlikli biçimde tanımasına ve yaşamındaki tekrar eden örüntüleri anlamlandırmasına alan açan bir süreç olabilir.


Süreç nasıl ilerliyor?

  • Seanslar 45 dakika sürmektedir.
  • Görüşmeler haftada bir veya klinik gerekliliğe göre haftada iki kez planlanabilmektedir.
  • Seanslar ağırlıklı olarak yüz yüze yürütülmektedir.
  • Uygun koşullar oluştuğunda çevrimiçi görüşme de mümkündür.

Uzaktan (Çevrimiçi/Online) Terapi

Yüz yüze görüşme olanağı bulunmayan ya da bulunduğu şehirde uygun bir psikoterapiste erişemeyen danışanlarla, gerekli koşullar sağlandığında çevrimiçi psikoterapi yürütülebilir.

Online seansların verimli ve güvenli bir biçimde sürdürülebilmesi için danışanın:

  • mahremiyetini sağlayabileceği
  • bölünmeyeceği
  • kendini rahat hissedip özgürce konuşabileceği
  • sessiz bir ortamda bulunması önemlidir.

Görüşmelerin mümkün olduğunca bilgisayar veya tablet üzerinden yapılması tercih edilmektedir.